Hermann Ebbinghaus’un Unutma Eğrisi

Hermann Ebbinghaus’un Unutma Eğrisi

 

Bilginin bu kadar hızlı üretildiği bir çağda, asıl mesele artık öğrenmekten çok hatırlayabilmek haline geliyor. Gün içerisinde sayısız sunuma katılan, rapor inceleyen, toplantılar yöneten ya da yeni stratejiler geliştiren bireyler çoğu zaman yoğun bir zihinsel akışın içerisinde hareket eder ya da ediyor olmalı. Ancak zihnin çalışma biçimi, modern iş yaşamının hızına maalesef her zaman uyum sağlayamıyor. 

Alman psikolog Hermann Ebbinghaus’un ortaya koyduğu “Unutma Eğrisi” dikkat çekici bir gerçekliği görünür kılar. İnsan zihni, tekrar edilmeyen ya da birey üzerinde güçlü bir iz bırakmayan bilgileri zaman içerisinde hızla silmeye başlar.

Kurumsal yaşamda bunun etkisi çoğu zaman fark edilenden daha büyüktür. Bir eğitim programında aktarılan bilgiler, birkaç hafta sonra ekip içerisinde etkisini kaybettiği gibi büyük motivasyonlarla başlatılan kurum içi dönüşüm süreçleri de zamanla sıradanlaşabiliyor. Hatta bazı durumlarda çalışanlar, bir toplantıda konuşulan temel kararları dahi kısa süre içerisinde hatırlamakta zorlanabiliyor. Biz bu durumu yalnızca dikkat eksikliğiyle nasıl açıklayabiliriz?

Biliyoruz ki insan zihni çoğu zaman yalnızca duyduğu bilgiyi değil, temas kurduğu deneyimi saklama eğilimindedir. Bu sebeple son yıllarda klasik anlatım yöntemlerinin yanında deneyim temelli yaklaşımların daha fazla önem kazanmaya başladığını da görebilmekteyiz. 

Bir konunun sahnede deneyimlenmesi, bireyin o bilgiyle kişisel bir bağ kurmasını kolaylaştırabiliyor. Bu bağ bazen bir duygu, bazen bir çatışma, bazen de beklenmedik bir farkındalık üzerinden gelişebiliyor. Ancak ortaya çıkan etki çoğu zaman teorik anlatımın çok ötesine geçebiliyor.

Psikodrama ve sosyodrama yöntemlerinin kurumsal alanlarda dikkat çekmesinin sebeplerinden biri de günümüz çalışanının artık yalnızca bilgiye değil, anlam hissine de ihtiyaç duymasıdır. 

Ebbinghaus’un unutma eğrisi insan zihninin doğal eğilimini açıklarken, psikodrama ve sosyodrama insanın unutmaya karşı geliştirdiği en insani alanlardan birini görünür hale getirir. Çünkü bazı bilgiler tekrar edildiği için değil, insana dokunduğu için uzun süre hafızada kalır.

 

Önceki BlogICF CCE Onaylı Yaratıcı Drama Teknikleri ile Koçluk Yetkinlik ve Becerilerini Geliştirmek